Doğduğumuz ilk günden itibaren yaşamanın beraberinde getirmiş olduğu birçok acıyı deneyimliyoruz. Acıyla aramızda kurduğumuz ilişki yaşamımızı nasıl şekillendirdiğimizi, çevremizdeki insanlarla durumlarla ve duygularla nasıl bir mesafe oluşturduğumuzu da belirliyor. Tüm bu ilişki ağı, ortasında birçok kaygıyı barındırıyor ve kendimizi bu kaygının sonucunda zihnimizde çözümler üretmeye çalışırken buluyoruz. Bu kaygılar bazen okul hayatımıza bazen iş ilişkilerimizde bazı zamanlarda da ailemize ve romantik ilişkilerimize yönelik olarak ortaya çıkıyor. Dilerseniz gelin kaygıya daha yakından bakalım:
Kaygı denilince genel itibariyle bir şeyi yapmak, gerçekleştirmek üzerine olan şeyleri düşünüyoruz. Ancak sadece eylemlerimiz değil içimizde yaşadığımız duygularımız da kaygının ortaya çıkmasına etki ediyorlar. Bazen utançlarımız, üzüntülerimiz ve öfkelerimizi yaşayamamak bizleri içinden çıkılmaz bir düğümün ortasında bırakabiliyor. Bu kördüğümü de kaygı olarak adlandırıyoruz. İçinde bulunduğumuz toplumun bizleri geçersiz kılması, bu geçersiz kılınmaya ek olarak sahip olduğumuz kişisel beceri eksiklikleri bu düğümü çözmek adına ihtiyaç duyduğumuz başlangıcı bulamamamıza sebep olabiliyor. Duygularımızı nasıl yaşayabileceğimize dair olan beceri eksiklikleri ile dünyayı adeta zihnimizde bir sinema salonu kurup orda yaşamamıza neden oluyor ve bazen kendimizi düşüncelerimizin içinde kaybolmuş halde bulabiliyoruz. Nasıl yemek yapacağımızı, işimizi nasıl sonuçlandıracağımızı ve nasıl araba kullanacağımızı öğrenirken hangi duygunun bize nasıl bir mesajı olduğunu ve neden var olduklarını öğrenmeden hayatı yaşamaya çalışmak gerçek bir zorlanmayı beraberinde getiriyor. Duyarlılıklarımız eyleme dökülemediği sürece karamsarlığı doğuruyor ve bir süre sonra katılaşan bir ruh haliyle hayatı yaşamaya çalışıyoruz. Ne yapmak gerektiğini yani gelecek adımımızı düşünürken kaçırdığımız şimdiki zaman; gerçekliğimizi, benliğimizi ve duygularımızı barındırıyor.
İbrahim ÖZCANLI
Uzman Klinik Psikolog
Seans Süresi Ne Kadardır? Seans süresi ortalama 45-50 dakika olarak belirlenmiştir. Seans süresinin aktif kullanılması adına tüm seanslar saatinde başlar ve geç kalma durumu olsa da planlanan saatte sonlandırılır
Ne Kadar Sıklıkta Görüşme Planlanır? Sağlıklı bir terapi için sağlıklı bir iletişim ve devamlılık çok önemlidir. Bu zeminin oluşması adına sürecinin ilk aşamalarında görüşme sıklığı haftada bir olacak şekilde planlanır. Devam eden süreçlerde psikolojik esnekliğin oluşmasına bağlı olarak iki seans arasındaki aralığın açılması mümkün hale gelir.