Eğer sınır koymak istediğinizde suçluluk hissediyorsanız, bu durum ‘bencil’ olduğunuz için değil, ilişkilerinizde kendiniz olabilmenin bedeliyle erken yaşlarda tanıştığınız için ortaya çıkmış olabilir.
Çoğu kişi için sınır koyuyor olmak, sadece basit bir ‘hayır’ kelimesinden ibaret değildir. Geçmişte hayır dediğinizde sevilmediğinizi, terk edilme kaygısı yaşadığınızı, sorun çıkartan biri olduğunuzu, ya da dışarıda bırakıldığınızı hissettiyseniz sınır koymak artık sizin için bir sağlıklı yaşam modeli değil de duygusal tehditle dolu bir hayatı yaşamak anlamına gelebilir.
Klinik açıdan değerlendirdiğimizde suçluluk duygusu, kişinin karşısındakini korumak adına kendinden vazgeçmesi noktasında ortaya çıkabilir. Çocukluk döneminde ihtiyaçları küçümsenmiş, duygularına abartılı olduğu şekline tepki verilmiş ve gruba uyumlu olması zorunluluğu hissettirilmiş bireyler hayatlarının ilerki yıllarında yetişkinlik sürecinde sınır koymak adına harekete geçecekken otomatik ve yoğun bir suçluluk yaşayabilirler. bunun sebebi içimizde konuşan zihnimizin, bizi korumak adına söylediği ‘Sınır koyarsan ilişkin zarar görür’ cümlesinde saklıdır.
Oysa gerçek sağlıklı ilişkiler, sınırın hiç olmadığı ilişkiler değil, yoğun bir yakınlıkla değil, karşılıklı rahat alana izin verebilecek sınırlarla mümkündür. Bu süreçte sınır koymak adına belli başlı yanılgılara düşebiliriz. Bu yanılgılar ise; sınır koymanın karşımızdakini cezalandırmak, ondan uzaklaşmak, ilişkimizin zarar görmesi ve böylece bitmesi şeklinde olabilir. Fakat bu yanılgılar neticesinde kendi ihtiyaçlarımızdan ve alanımızdan uzaklaşmış oluruz. Dolayısıyla sağlıklı sınır koymak, kendimizden bir şey kaybetmek değil kendimizi seçebilmenin en önemli yollarından biridir.
Bu süreçte bazen zihnimiz tarafından bazense ilişkide olduğumuz ötekiler tarafından manipülasyona uğrayabiliriz. Zihnimiz bize gönderdiği düşüncelerle, karşımızdakiler ise bizlere karşı davranışlarıyla bu manipülasyonu gerçekleştirirler. Eğer öncesinde sağlıklı sınırı inşa edemediğimiz bir ilişkinin içerisindeysek, sınır koymak istediğimiz de suçlu hissettirilebilir, abarttığımız söylenebilir ve davranışlarımız küçümsenebilir. Bu ihtimaller olağan akıştan çıkmış olmamızın bize getirileri olarak okunabilir. Böylece otomatik bir suçluluk duygusuyla yaşamaya başlarız. Ancak bu bir hatadan kaynaklı değil akışın değişmesi sonucu tüm bağlamın bu duruma verdiği reaksiyonla alakalıdır. Böyle bir durumda zihnimizden tek bir cümle geçer ‘Sorun sende’.
Sınır koymak dışarıdan bakıldığında bir duvar örmek gibi algılanabilir. Ancak gerçekte sağlıklı sınır koymak bir duvar örmenin ötesinde, kendi bahçemizin etrafını sağlıklı çitlerle çevirmek gibidir. Bu nedenle herkese katı sınırlar amaçlanmaz. Amacımız; kişinin kendine ait sınırları öğrenebilmesi, sınır koyduğunda duyduğu suçluluğun geçmişinde nereden geldiği ve hangi ilişkilerde ve nasıl sınır koyması gerektiğini ele almaktır. Eğer ki bu durumları ele almadan sınır koymaya karar verirsek bazen çevremiz dekilerin bir duvarı çarpmasına bazen de bizlerin oluşturduğumuz duvarların arkasına geçememize sebebiyet verir. Akabinde duyulabilecek suçluluk duygusu bizlere yoğun bir fedakârlığa yöneltebileceği gibi ilişkinin içerisinden agresif bir şekilde çıkmaya ve uzaklaşmaya da götürebilir.
Kısacası sınır koyduğunda suçlu hissediyorsan yanlış bir şey yaptığın için değil yeni bir şeyler yaptığın içindir. Amacın ilişkiye zarar vermek değil kendini hatırlayabilmek ve görebilmektir. Alışkanlıklarımızın dışına her çıktığımızda önce rahatsızlık hissederiz, sonrasında ise bize uygun olanı inşa edebiliriz.
İbrahim ÖZCANLI
Uzman Klinik Psikolog
İbrahim beye ilişkimde yaşadığım sorunlar üzerine gittim. Bana ilişkinin temellerini fark ettirdiği ve bakış açılarımı gözden geçirmemi sağlayıp çözüme yönelik desteği için teşekkür ediyorum.
Yüzlerce soru işareti ile girdiğim seanslar sonucunda hep kendimle ilgili yeni bir şey keşfederek çıktım. Kafamda terapiye dair oluşturduğum bütün ön yargılarım onun sayesinde kırıldı. Herkese gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.
İyi ki yollarımız kesişti diyebilirim. Yoğun kaygılarımla başa çıkmamda yardımcı olduğu için çok teşekkür ediyorum. Önceden olsa daha önce başlamadığım için bile kaygılanırdım ama artık bunlardan korkmak yerine onlarla savaşmayı öğrendim. Deneyimi ve bilgileri dolayısıyla teşekkür ediyor ve herkese tavsiye ediyorum.
İbrahim Bey ile görüşmelerimizden çok memnun kaldım. İlgili, alakalı, tekrar görüşmeme vesile olacak biri. Daha önce de farklı deneyimim olmuştu ama bu devamlılığı getirmemiştim.Hayata bakış açım değişti.Daha önce üzüldüğüm şeylere artık farklı açılardan bakabiliyorum.İbrahim Bey samimiydi,insanı rahatlatabilen...
İbrahim beyi bir arkadaşım tavsiye etti. Yas sürecin deydim. Babamı yeni kaybetmiştim. Boşanma süreci geçirmiştim. İbrahim bey ile yollarım hayatımın en zorlu zamanlarında kesişti. Yani inanın bana açtığı kapının benim hayatımda ki değeri kelimelerle anlatılmaz. İlk sorduğu soru buraya ne amaçla geldiniz oldu...