Bu soru genellikle bir karara dair değil, ilişkiye dair bir sinyalin sorusudur. “Boşanmalı mıyız?” sorusu çoğu zaman ilişkinin bittiğini değil, ilişkinin artık eski şekilde sürdürülemediğini gösterir. Yapılan çalışmalarda bu sorunun genellikle üç temel noktada ortaya çıktığı görülmektedir.
- İlk aşamada çiftler artık tartışmaktan çok susmaya başlamıştır
- Birlikteliklerde duygusal temasın yerini ilişkinin işlevselliği almaya başlamıştır.
- İlişki kişilerin dinlenebildiği, güvenli bir alan olmaktan çıkıp yorucu ve günümüzde sıkça kullanılan bir tabirle 'toksik' bir hal almaya başlamıştır.
Bu soruyu cevaplarken ilişkide yaşanan tüm zorluklara rağmen acele etmemek faydalı olacaktır. Çünkü araştırmalar gösteriyor ki; boşanma kararı alan kişiler bu kararlarını duygusal yüklerinin en yoğun olduğu anlarda almaktadırlar.
John Gottman'ın uzun yıllar boyu yaptığı ilişki araştırmalarında, çiftleri boşanmaya götüren en önemli faktörün ilişkiden yaşanan çatışmaların sıklığı değil, ilişkinin içinde bulunduğu duygusal iklim olduğu görülmüştür. Kısacası, ilişkide kaç kez tartışıldığından öte çiftlerin tekrar ilişkilerine dönüp dönememesi ve birbirlerinin içselliğine ulaşıp ulaşamaması önemlidir. Duygusal kopuşun yaşandığı ilişkilerde en sık görülen belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Savunma yerine duygusal geri çekilme
- Tartışma yerine mesafe koyma (Acımasız mesafe sabitliği)
- Çözüm aramak yerine katlanma (Savaşmak yerine kaçınmak)
Bu noktada “boşanmalı mıyız?” sorusu ortaya çıkar. Terapotik olarak önemli bir ayrım yapmak gerekirse; çift görüşmelerinde en sık rastalan iki cümleyi ele almak faydalı olacaktır. Bunlardan ilki 'Artık dayanamıyorum'dur. Buna eşlik eden diğer cümle ise 'Artık hiçbir şey hissetmiyorum'dur. İlk cümle çiftlerin hala temasta olduğunun bir göstergesidir. İkinci cümle ise duydusal donukluğun bir göstergesidir. Duygusal donukluğun bulunduğu ilişkilerde boşanma kararları daha hızlı verilirken devamında pişmanlığın da daha sık dile getirildiğini söyleyebiliriz. Çünkü çoğu zaman problem yaşanılan şey ilişkinin kendisi değil içinde barındırdığı duyguların taşınmakta zorlanılmasıdır.
Kişiler zamanla ilişkinin acılarını taşıyamaz hale gelebilir. Bu duruma sebebiyet veren fiziksel ve psikolojik şiddetin unsurları varsa, sürekli hale gelen sadakatsizlik ve sorumluluklardan kaçış görülüyorsa, değişime kapalı bir partner ve umutsuzluk ilişkide katı bir yer kapladıysa bu kararı almak kişinin ilişkide yaşadığı ıstırapı tedavi etme niteliği taşır. Ancak unutulmamalıdır ki; evlilikler bitse de çoğu zaman ilişki devam eder ve boşanma kararı alınacaksa dahi ilişkiyi sağlıklı bir seviyeye getirip bu kararı almak daha doğru olacaktır.
İlişki kendi içindeki iletişimi kaybettiğinde akla gelen ilk çözüm cümlesinin içinde 'boşanma' kelimesini görmemiz tesadüf değildir. Bu nedenle bu kelimeyi bir çözüm arayışı olarak değerlendirebiliriz.
Terapi sürecinde ayrılmak ya da evliliğe devam etmek kararı ancak ve ancak çiftlerin alabileceği bir karardır. Bu nedenle terapist olarak bu noktada bir pozisyonumuzun olması sağlıklı ve işlevsel değildir. Bizler bu noktada kişlerin içinde bulunduğu ilişkiyi düzenlemek ve ihtiyaçlara cevap vermeyen kısımların tamiri adına çalışmaktayız. Bu amaçla aşağıdaki soruların cevaplarını bulmaya çalışırız.
- İlişkiyi bu duruma getiren döngüler nelerdir?
- Hangi duyguların ifade edilmesi zor hale gelmiştir ve neden bu durum yaşanıyor?
- İlişkide hangi rollerin üstlenilmesi ya da üstlenilmemesi kişileri sıkıntıya sürüklüyor?
- Kopukluklar nerelerde ve tamiri nasıl mümkün olur?
Bu soruları kişilerin kendi içlerinde sorgulanması halihazırda içinde bulunulan çatışma ortamını tetikleyebilirken, üçüncü bir gözle ve profesyonelce ele alınması çözüme yardımcı olabilecek niteliktedir. Böylece kişilerin aklındaki 'Boşanma aşamasındaki evlilik nasıl kurtarılır?' sorusunun yerini 'Sağlıklı bir ilişki nasıl inşa edilir' sorusu ve bu sorunun cevapları alır..
İbrahim ÖZCANLI
Uzman Klinik Psikolog
İbrahim beye ilişkimde yaşadığım sorunlar üzerine gittim. Bana ilişkinin temellerini fark ettirdiği ve bakış açılarımı gözden geçirmemi sağlayıp çözüme yönelik desteği için teşekkür ediyorum.
Yüzlerce soru işareti ile girdiğim seanslar sonucunda hep kendimle ilgili yeni bir şey keşfederek çıktım. Kafamda terapiye dair oluşturduğum bütün ön yargılarım onun sayesinde kırıldı. Herkese gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.
İyi ki yollarımız kesişti diyebilirim. Yoğun kaygılarımla başa çıkmamda yardımcı olduğu için çok teşekkür ediyorum. Önceden olsa daha önce başlamadığım için bile kaygılanırdım ama artık bunlardan korkmak yerine onlarla savaşmayı öğrendim. Deneyimi ve bilgileri dolayısıyla teşekkür ediyor ve herkese tavsiye ediyorum.
İbrahim Bey ile görüşmelerimizden çok memnun kaldım. İlgili, alakalı, tekrar görüşmeme vesile olacak biri. Daha önce de farklı deneyimim olmuştu ama bu devamlılığı getirmemiştim.Hayata bakış açım değişti.Daha önce üzüldüğüm şeylere artık farklı açılardan bakabiliyorum.İbrahim Bey samimiydi,insanı rahatlatabilen...
İbrahim beyi bir arkadaşım tavsiye etti. Yas sürecin deydim. Babamı yeni kaybetmiştim. Boşanma süreci geçirmiştim. İbrahim bey ile yollarım hayatımın en zorlu zamanlarında kesişti. Yani inanın bana açtığı kapının benim hayatımda ki değeri kelimelerle anlatılmaz. İlk sorduğu soru buraya ne amaçla geldiniz oldu...